Şirkten Sakınmak Lazım

2009-04-01 00:26:00

Gayem insanların inancını ferdi olarak eleştirmek değildir. İslamı kendi platformuna çekerek bir paye çıkarılmasının yanlış olduğunu vurgulamaktır. Yahudi ve hıristiyanların düşmanı olan şia var oldukça dostumdur,ancak islamla alakaları yoktur,hissi davranmada,ilmi bir çalışmayla ele aldığımızda kurandan ayrıldıkları bir vakiadır. Ne yazık ki günümüz sünni insanındada bunu görmek mümkündür. mesela: Hz.Aliyi biz canımız gibi severiz ama ona tapmayız.Hatta peygamberede tapmayız.Lillah için sevmemiz farzdır. Abdulkadir geylani ve nakşibendi hazretlerinide severiz ama tapmayız.öyle değilmi?. Bir Şii sıkıştığı zaman yetiş ya Ali veye yetiş ya Hüseyin dediği zaman Allahı devreden çıkardığı için zahiren şirke girer.Ezanı bile değiştiriyorsa düşünmek lazım.nevha ile ağlamayı islam yasakladığı halde,kendini kırbaçlamanın manası yoktur. Aynen onun gibi yetiş ya abdulkadir geylani dese aynı suçu işlemiş olur. Yetiş ya ğavs denmesi,Allahı devre dışı bırakmaktır,Halbuki biz bunları severiz. Halbuki bu zatı muhteremler vefat etmiştir,insanların bu dünyadaki hayatlarına tesir edemezler.Ama büyük müslüman kardeşlerimiz olduğu için onları severiz ve onlara dua ederiz.Peygamberin ümmeti ve himmeti olduğumuz içinde ona dua ederiz,selatu selam getiririz. Allahın izni olmazsa Peygamberimiz ahirette şefaat bile edemez.Ancak Allahın izniyle şefaat eder.Bu dünyada ise tesiri yoktur,ancak bıraktığı ayet ve hadislerin bi iznillah imana gelmek hususunda tesiri vardır ki,oda kuranın mucizesidir. Muhabbet ayrı şeydir,şirkten arınmak ayrı şeydir.Peygamberimiz vefatına yakın şöyle demiştir:(Allah Lanet etsin Yahudi ve Hıristiyanlar,Peygamber ve azizlerin kabrini tapar hale getirdile.Korkarım sizde,Yahudi ve Hıristiyanlar gibi kabrimi tapar hale getirirsiniz,sakın böyle yapmayın-Buhari tecrid)..  mehmet ... Devamı

Allah Nezdinde Hak Din,İslâmdır.

2009-03-27 06:55:00

  Allah Nezdinde Hak Din,İslâmdır. ____________________________ (ÂLİ IMRÂN suresi 19. ayet)          إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذِينَ أُوْتُواْ الْكِتَابَ إِلاَّ مِن بَعْدِ مَا جَاءهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ وَمَن يَكْفُرْ بِآيَاتِ اللّهِ فَإِنَّ اللّهِ سَرِيعُ الْحِسَابِAllah nezdinde hak din İslâm'dır. Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonradır ki, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın âyetlerini inkâr edenler bilmelidirler ki Allah'ın hesabı çok çabuktur.____________________________(TEVBE suresi 29. ayet)          قَاتِلُواْ الّ... Devamı

Demokratik düzenlerin iddiaları nelerdir ?

2009-03-06 08:58:01

 Demokratik Düzenlerin iddiaları :   Demokratik düzenler, eşitlikçi bir eda ile, bütün fikir ve düşünce sahiplerini partilerin çatıları altında örgütlenmeye çağırır.Ancak bu çağrının temelinde, “Anti – demokratik“ diye nitelendirilen her türlü muhalif hareketi kontrol altına almak gibi önemli ve ciddi bir avantajı elinde bulundurmak düşüncesi vardır. O halde tez ile uygulama arasında bir tutarsızlık vardır . Ve bu bilinçli yapılmaktadır. A-Muhalif hareketlerin zararsız bir kimliğe bürünmesini sağlayıp bu kimliğe uygun şekliyle kanalize etmektir. B-Kurulu düzene muhalefet edebilecek kitle ve söylemleri, onların tepki ve öfkelerini, seçim, propaganda ve benzeri eylem ve gösterilerle ifade etmelerini sağlayarak, barajı zorlayan basınçları, kapakları zaman zaman kaldırarak barajın güvenliğini sağlamak kabilinden , tehlikeli olmak halinden zararsız ve belki de yerine göre faydalı unsurlar haline getirebilmektir. İslam’ı diğer dinlerden ve diğer dinleri İslam’dan ayırt eden elbette inanç sistemi yani itikattir . Gerek kainatta ve gerekse de insanın hayatının kural , hüküm ve hukukunu belirlemekte de yani bütün boyutlarıyla hakimiyette de Allah’a ortak kabul etmemek bu itikadi esasın ayrılmaz ve vazgeçilmez bir parçasıdır. “ Hüküm (hakimiyet ) ancak Allah’ındır” (En’am 57) “O dilediğini hükmeder “(maide1) “ Kimse O’nun hükmünü kovuşturamaz“ (Kehf 26) İslam ; “Hakimiyet kayıtsız şartsız Allah’ındır” derken , genel olarak beşeri düzenler bu hakkı Allah’tan başka ya da O’na ortak koştukları ,ilah yerine ikame ettikleri varlık ya da kurumlara (parlemanto, meclis vs ) vermektedir . Demokrasi de hakimiyet hakkını ifade d... Devamı

Okullarda Anlatılmayan 23 Nisan

2009-01-23 07:38:00

Dilipak, ezberin doğru olmadığını kaleme aldı...ABDURRAHMAN DİLİPAK/ Vakit Yarın 23 Nisan İlk Meclis"in açılışı nasıl gerçekleşmişti biliyor musunuz? Aşağıda anlatacaklarım okullarda öğretilmez.. Bu gerçekler laikçi kanadın, CHP"lilerin hiç mi hiç işine gelmez.. Yarın yayınlayacağım, Heyeti Temsiliye adına Mustafa Kemal imzalı bir tamim var.. Bu tamim yayınlanır yayınlanmaz yurdun dört bir yananda halk camilere koşmuş, Cuma camilerinde Cuma namazı için hazırlıklar yapılmaya başlanmıştı. Vilayetlerde, kazalarda, kasabalarda, hatta köylerde hatimler indirilmeye başlandığı haberleri geliyordu. Camilerde Kur"an hatimleri tamamlanmış, Buhari-i Şerif"ten hadisler okunmaya başlamıştı.. 23 Nisan 1920 Cuma günü Cuma"dan önce artık ülkenin bütün camilerinin minarelerinde sala veriliyor, salavat-ı şerife okunuyordu. Cuma hutbesinde Meclis"in o gün açılacağı bildiriliyor, hürriyet ve istiklal, Cumhuriyet üzerine konuşmalar yapılıyor, elde, bugün birilerinin gözünde irtica bayrağı diye yaftalanan, kelime-i tevhid bayrağı ile tekbirler getiriliyordu... Cuma namazının ardından hatm-i şeriflerin duaları yapıldı.. Cuma namazından çıkan halk elde bayraklar hükümet konağına gitti ve burada tebrikleşme merasimi yapıldı. Ankara`da olan da daha farklı değildi.. Tamim gereğince, Vilayetin organizesiyle 21 Nisan`dan itibaren Kur`an ve hatim okunmaya başlanmıştı. Cuma günü namazdan önce halk büyük grublar halinde tekbir sesleri ile Hacıbayram-ı Veli Camii"ne akıyordu. Camiye İstanbul"dan kaçarak Ankara"ya gelen Meclisi Mebusan milletvekilleri de gelmişti. Hutbe yine Şeriat, Cumhuriyet, Hürriyet ve İstiklal, Milli Hakimiyet kavramı üzerineydi.. Hilafet yüceltiliyor ve İslâm ümmetinin kurtuluşu ve birliği için dualar ediliyordu.. Namazı müteakip daha önce okunan Kur`an-ı Ke... Devamı

İsrail Zulmüne Karşı Ne Yaptın?-İbadullah-şiir.

2009-01-19 09:43:00

İbadullah-Şiir Mülkümden çık derse Allah.Gidecek yer varmı?,İbadullah.Ümmetim dermi..?,Resulullah.Ne yapmaktasın..?,İbadullah.        Filistin Büyük Elçisi Geri Çekilmeli.Batının çarkını döndürmektesin.Haç'a selam göndermektesin.Hala sefahatte eğlenmektesin..Söyle,Sen kimsin..?,İbadullah.       İsraille Olan Askeri Anlaşmalar İptal Edilmeli..Allah'ın düşmanına dost oldun.Başını kuma soktun kurtuldun.Şimdi,cehennemde unutuldun.Seni kim kurtarır..?,İbadullah.       İslam Ülkelerinin Hain Yöneticileri,Zulme Rıza Göstermemeli.Yol gösterdi,Kelamullah.Yolumdur dedi,Resulullah.İkaz ettinmi..?,gördüğün ikrah.Hangi yoldasın..?,İbadullah.      Yahudi ve Hıristiyanlar Dost Kabul Edilmemeli.Yazan: mehmet selim polatSiyonizm, amacı Filistin'de milli unsurlardan oluşan bir Yahudi devleti kurmak ve bu devleti desteklemek olan milliyetçi Yahudi hareketi.Siyonizm 1897 Basel Konferansı'yla teşkilatlanmaya başlayan bir oluşumdur.    siyonistler durup dururken ağlayan tek millet. ama sadece kendileri için! o duvarı yumruklaya yumruklaya ağlıyorlar- daha fazla arap öldüremedikleri için sanki. sanki daha fazla filistinli öldüremedikleri için. sanki dünyanın herhangi bir yerinde, kendi ''büyük''! düzenlerine karşı hala bir direniş odağının bulunabileceğine filizlenebileceğine ilişkin kahredici bir ince şüphe yüzünden. sanki histerik bir ''daha fazlası niçin yok'' saplantısından siyonistlere, antartika'da hala bir fiistinli yaşıyormuş derseniz, dünya medyasının ertesi günkü manşeti ince bir tahminle ''aşırı dinci antartika'dan isarail'e tehtid'' şeklinde olurdu.     Siyasi Siyonizm, aşırı milliyet... Devamı

Biz Bağımsız Değiliz,Bizi Zalim ve Kafirler Yönetiyor

2009-01-15 11:54:00

Lahey Adalet Divanı Birleşmiş Milletlerin hukuk mahkemesi  olan uluslarası adalet divanı, çıkacak karara önceden uymayı kabul eden ülkelerin getirdiği davalara bakar. Divan, her biri değişik ülkelerden gelen ve dokuz yıl süreyle görev yapan on beş yargıçtan oluşur. Bu mahkemeye gelen bütün ihtilaflar, oturuma katılmış yargıçların oy çokluğuyla karara bağlanır. Divan en az dokuz yargıcın katılmasıyla toplanır. Yargıçlar, Lahey dışında başka bir yerde de toplanabilirler. Lahey Adalet Divanı’na, küfür mahkemesi ismi verilmesi aslında daha uygundur. Bu mahkeme; Hollanda’ da bulunan Lahey şehrindedir. Devletler arasındaki ihtilaflar bu mahkemede, İslam’a zıd olan kanunlara göre çözülür. Birleşmiş Milletlere üye devletlerin bu mahkemenin hükümlerini kabul etme, bu hükümlere saygı gösterme ve ona muhakeme olma zorunluluğu vardır.Birleşmiş Milletler’in 94. maddesi şöyledir:Birleşmiş Milletlere bağlı olan her devletin, ihtilaflı herhangi bir meselede, temel nizamına üye olduğu Lahey adalet divanının hükmünü kabul edeceğine dair söz vermesi gerekir.Madde 93 şöyledir: Birleşmiş Milletler’e üye olan her devlet, üye olduğu için aynı zamanda Lahey adalet mahkemesinin temel nizamına da bir üyedir. Bu mahkemede verilen hükümler, kafir teşricilerin (kanun koyucuların) çoğunun heva ve hevesine göre verilir. Daha açık bir deyişle, bu mahkemede tayin edilen hakimlerden çoğu bir meselede hangi hükmü vermişlerse o hüküm kabul edilir ve uygulamaya sokulur. Bu konuda hiç kimsenin itiraz hakkı yoktur. Çünkü bu mahkemenin 60. maddesinde şöyle geçer:“Mahkemenin verdiği hüküm kesindir. Kimsenin temyiz hakkı yoktur.”Bu mahkemede, hakkında hüküm ver... Devamı

Müslüman'ın Gerçek Düşmanları

2009-01-04 23:10:00

   Devam....Maide Suresi100(Ey Muhammed!) De ki: “Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile.” Ey akıl sahipleri Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.104Onlara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Peygamber’e gelin” denildiğinde onlar, “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter” derler. Peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı?92Öyleyse Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin ve Allah’a karşı gelmekten sakının. Şayet yüz çevirirseniz bilmiş olun ki elçimize düşen sadece apaçık tebliğdir.105Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz doğru yolda olursanız yoldan sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman Allah size yaptıklarınızı haber verecektir. AKP'nin,-İSRAİL DOSTLUK GRUBU ANAVATAN,Partisi'nin,Türk-İsrail Dostluk grubu. CHP-İsrail Doslk Grubu SHP ve BAĞIMSIZ ,Türk,İsrail Grubu. 33Allah’a ve Resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.51Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğunu doğruya iletmez.82(Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah’a ortak koşanlar olduğunu İSRAİL ZULMÜ BİTMEZ HRİSTİYANLIK NUSAYRİLİK PROPAGANDA Yahudilik YOBAZ Telefonla Günah Çıkartmak Ermenilerin Bayburttaki Zulmü Ermeni Mezalimi İle PKK ... Devamı

İBN-İ TEYMİYE-7.Cilt

2008-12-22 23:00:00

Site haritası بســـم الله الرحمن الرحيم"(İyi bilinmelidir ki) Allah'ın dostlarına hiçbir korku yoktur ve onlar üzülecek de değildirler. Onlar, iman edip (gerektiği gibi Allah'tan) sakınanlardır.Onlara dünya hayatında da, ahiret hayatında da müjdeler vardır.  Allah'ın sözlerinde değişiklik yoktur.  İşte bu en büyük kurtuluştur. "    (Yunus Suresi: 62,63,64) Şeyhulislâm Ahmed Bin Teymiyye İbn Teymiyye Külliyatı:7 Akide Dizisi:7 لا اله إلا الله محمد رسول اللهİman el-Kebirİman el-EvsatCenab-ı Hak bu zindanda bu kez bana Kur'an'ın manalarını ve ilmin easları ile ilgili -pek çok alimin elde etmeyi umduğu- birçok şeyin sırrını açtı. Şimdi, zamanımın çoğunu Kur'an'ın manalarındanbaşka şeyleri incelemek için harcadığımdan dolayı pişmanlık duyuyorum Düşmanlarım bana ne yapabilirler ki;ben cennetimi ve gülistanımı yüreğimde taşıyorum,nereye gitsem sürekli benimle birliktedir;benden bir an olsun ayrılmaz.Benim hapsedilmem halvet,öldürülmem şehadet,sürgün edilmemse seyahattir Tevhid YayınlarıÇeviren: M.Beşir Eryarsoyİmanın artması ve eksilmesiİmanın artışını bilmenin yollarıİman söz konusu olmadan İslâm olmakİmanda istisnaİslâm neyi ifade eder?İmandan sonra münafıklıkİsimlerin türleriİslâm beş esastan mı ibarettir?İman, namaz ve diğer itaatlerİki tür küfürNamaz ve diğer ibadetlerin iman olarak adlandırılmasıMünafıkların görünüşte müslüman olmalarıÜmmetin üç sınıfa ayrılmasıİBN-İ TEYMİYE-7.CiltBİRİNCİ KİTAP İMAN el - KEBİR / İman ve İ... Devamı

İBNİ TEYMİYYE

2008-12-22 23:44:00

(ANA SAYFA)-İBNİ TEYMİYESite haritası İbn Teymiye külliyatını yayınlamaya karar vermek, özellikle de bu çalışmaya Cumhuriyet dönemi İslâm kültür ve düşünce hareketleri arasında bir yer ayırmayı gözetmek, her bakımdan tehlikeli sayılan bir alana girmeyi kabullenmeyi gerektirir.     İbn Teymiye'nin bir isim olarak hafızalarda meydana getirdiği uğultu, O'nun bir İslâm bilgin ve düşünürü olarak gösterdiği çabanın anlaşılmasını engelleyeceği ortadaydı.    Bir yanda O'na küfür sıfatını uygun görenlerin terazinin bir kefesinde meydana getirdiği anlamlı ağırlık, diğer bir yandan da O'nu yüceltmeye hazır canlı okuyucunun terazinin diğer kefesinde meydana getirdiği sarsıntı, sağlıklı bir dengenin kurulmasını zorlaştıracağı ve yayıncının terazinin orta yerinden yakalamasını engelleyeceği belliydi. Ancak kültür ve düşünce çabası içinde olanların göze alamadan başaramayacakları o anlamlı ve bir bakıma kaçınılmaz olan karar verilmek zorundaydı.    Gerçi müslüman ülkelerde ve bu arada Türkiye'de şartlar, okuyucu ve yazar unsurlarını kapsayan geniş bir alan içinde hızlı bir değişim sürecine girmiş; daha bundan bir kaç yıl öncesine kadar değil okunması ve düşüncelerinin taraftar bulması, isimlerinin bile ağıza alınmasında sakıncalar görülen bir sürü yazar ve eser okuyucuya mal edilmiştir. Kısacası Doğudan ve Batıdan yapılan bir sürü aktarma İslâm dünyasında öylesine karizmatik bir okuyucu meydana getirdi ki, İbn Teymiye'nin zorladığı ileri sürülen sınırlar artık normal bir gözün seçemiyeceği kadar gerilerde kaldı.    Kaldı ki;    Çeyrek yüzyıldır çeşitli terkiplerle birlikte anılmaya; kâh ideolojik ... Devamı

Tağut Nedir?

2008-12-13 16:08:00

Devamı