ORUCUN FAYDALARI

2009-09-07 19:18:00

                     ORUCUN FAYDALARIa) Oruç Ahlâkımızı Güzelleştirir:  Oruç, bize daima Allah'ı hatırlatır, sorumluluk duygusunu geliştirir. Kalbimizi kötü duygu ve düşüncelerden temizler, başkalarına fenalık yapmaktan korur. Oruç, bize en güzel ahlâkı davranışları kazandırarak adeta melekleştirir. Oruç gözleri harama bakmaktan, dili yalan ve çirkin sözlerden, kulakları haram şeyleri dinlemekten, mideyi haram yemeken, elleri kötü iş yapmaktan, ayakları kötü yerlere gitmekten korur.  Orucun farz olmasındaki hikmet, Allah'a karşı kulluk görevini yerine getirmek ve kötülüklerden sakınmaktır.  b) Oruç, İnsanın Merhamet ve Yardım Duygularını Geliştirir:  Hayatında açlık nedir bilmeyen varlıklı bir kimse, yoksulların çektiği açlık ve sıkıntıyı gereği gibi anlayamaz. Fakat bu kişi oruç tutarsa açlığın ne olduğunu anlar ve yoksulların sıkıntılarını yüreğinde daha iyi hisseder, onlara karşı şefkat ve merhamet duyguları uyanır. Bunun sonucu olarak da yoksullara yardım elini uzatır, sıkıntılarını gidermeye çalışır.  c) Oruç İnsana Nimetlerin Kıymetini Öğretir:  İnsan, elinde olan nimetlerin değerini, ancak bunlar elinden çıktıktan sonra anlar, fakat iş işten geçtiği için bunun bir yararı yoktur. Oruç tutmakla bir süre nimetlerden uzak kalan insanın gözünde bu nimetlerin değeri daha iyi anlaşılır. Bu anlayış insana, onları daha iyi korunmasını, ve nimetleri kendisine veren Allah'a daha çok şükretmesini öğretir.  d) Oruç Tutmak İnsanı Sağlıklı Yapar:  Bu konuda Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur.: "Oruç tutunuz, sıhhat bulursunuz.''(Keşfu'l-Hafa, c.2, s.33)  Se... Devamı

ORUCUN ÖNEMİ

2009-09-07 19:13:00

                   ORUCUN ÖNEMİİslâmın beş şartından üçüncüsü Ramazan ayında oruç tutmaktır. Ramazan orucu, hicretin ikinci yılında farz kılınmıştır.  Oruç, niyet ederek tanyerinin ağarmaya başlamasından itibaren, akşam güneş batıncaya kadar yememek, içmemek ve karı-koca ilişkisinde bulunmamaktır.    Ramazan ayı, müslümanlar için kutsal ve çok mübarek bir aydır. İslâm güneşi bu ayda doğmuş, dünyayı aydınlatan Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim bu ayda inmeye başlamıştır. Bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesi bu ayın içindedir, içimizi kötü düşüncelerden, dışımızı çirkin davranışlardan temizleyen oruç bu ayda tutulmaktadır.  Yüce Allah şöyle buyuruyor: "Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Ola ki, korunup sakınırsınız." (Bakara Sûresi, 183)  Oruç, bizi dünyada kötülüklerden sakındıran, ahirette cehennemden koruyan ve günahlarımızın bağışlanmasına vesile olan önemli bir ibadettir. Sevgili Peygamberimiz şu müjdeyi veriyor: "Kim inanarak ve mükâfatını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır." (Riyazü's-Salihin, c.2, s.489).                         Yorum yaparken emailinizi bırakınız.               mehmet selim polat... Devamı

FİRAVUN

2009-09-07 02:29:01

(BAKARA suresi 49. ayet) Hatırlayın ki, sizi, Firavun taraftarlarından kurtardık. Çünkü onlar size azabın en kötüsünü reva görüyorlar, yeni doğan erkek çocuklarınızı kesiyorlar, (fenalık için) kızlarınızı hayatta bırakıyorlardı. Aslında o size reva görülenlerde Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.(BAKARA suresi 50. ayet) Bir zamanlar biz sizin için denizi yardık, sizi kurtardık,Firavun'un taraftarlarını da, siz bakıp dururken denizde boğduk.(ÂLİ IMRÂN suresi 11. ayet) (Onların yolu) Firavun hanedanının ve onlardan öncekilerin tuttuğu yola benzer. Onlar bizim âyetlerimizi yalanladılar, Allah da kendilerini günahları yüzünden yakalayıverdi. Allah'ın cezası çok şiddetlidir.(A'RAF suresi 103. ayet) Sonra onların ardından Musa'yı mucizelerimizle Firavunve kavmine gönderdik de o mucizeleri inkâr ettiler; ama, bak ki, fesatçıların sonu ne oldu!(A'RAF suresi 104. ayet) Musa dedi ki : "Ey Firavun! Ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.(A'RAF suresi 106. ayet) (Firavun) dedi ki: Eğer bir mucize getirdiysen ve gerçekten doğru söylüyorsan onu göster bakalım.(A'RAF suresi 109. ayet) Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: Bu çok bilgili bir sihirbazdır.(A'RAF suresi 113. ayet) Sihirbazlar Firavun'a geldi ve: Eğer üstün gelen biz olursak, bize kesin bir mükâfat var mı? dediler.(A'RAF suresi 114. ayet) (Firavun): Evet hem de siz mutlaka yakınlarımdan olacaksınız, dedi.(A'RAF suresi 119. ayet) İşte Firavun ve kavmi, orada yenildi ve küçük düşerek geri döndüler.(A'RAF suresi 123. ayet) Firavun dedi ki: "Ben size izin vermeden ona iman mı ettiniz? Bu, hiç şüphesiz şehirde, halkını oradan çıkarm... Devamı

İslama Davet Etmenin Metodu

2009-08-07 22:15:00

DAVETÇİLERİ DAVET GÖREVİNİYERİNE GETİRMEYE İTEN NEDENLER1-İyiliği emretme, kötülükten menetme görevini yerine getirmek.Yüce Allah İslam ümmetinin üstünlüğünü, iyiliği em­retme ve kötülükten menetme özelliğine bağlamış ve şöyle buyurmuştur: “Siz, insanlar için çıkarılmış hayırlı bir ümmetsiniz; ma­ruf (iyi ve İslam'a uygun) olanı emreder, münker (kötü ve İslam'a muhalif) olandan sakındırır ve Allah'a iman edersi­niz.’’Allah Teâlâ bir başka âyet-i kerimede ise, İslam ümmeti­nin ilahî cezalardan kurtuluşunun davet görevini yerini ge­tirmeye bağlı olduğunu bildirir ve şöyle buyurur: “İsrail oğullarından küfredenlere, Davud ve Meryem Oğlu İsa diliyle lanet edilmiştir. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları nedeniyledir. Yapmakta oldukları münker (çirkin iş)lerden birbirlerini sakındırmıyorlardı. Yapmakta oldukları şey ne kötü idi!” “Sünen-i Ebû Davud”da geçen ve Abdullah b. Mes’ud’dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “İsrail oğulları arasına giren ilk yanlış, onlardan biri günah işleyen birine rastladığında sadece: “Ey filan! Al­lah’tan kork!” der ve o kişiyi günahıyla baş başa bırakarak, ona mani olmazdı.” Allah Teâlâ bir diğer ayette fısıldaşmalarda iyiliği em­retmenin günah olmadığını bize bildirmekte ve şöyle buyur­maktadır: “Onların 'gizlice söyleşmelerinin' çoğunda hayır yoktur. Ancak bir sadaka vermeyi veya iyilikte bulunmayı ya da in­sanların arasını düzeltmeyi emredenlerinki başka. Kim Allah­'ın rızasını isteyerek böyle yaparsa, artık ona büyük bir ecir vereceğiz.” Bir başka ayette ise, Allah’a davet edenden... Devamı

Sigara Yasak,Ne Yapalım?,Sağlığa Zararlıymış

2009-08-06 10:00:00

Sigara sağlığa zararlıymış,Binde bir kişi kanser olurmuş.Onun için yasaklandı.Sağlık bakanı diyorki dört bir etrafı açık olan bir alanda kişi sigara içebilir.Mehmette dışarı çıktı sigara yaktı.-Güvenlikçi: amca yasak dedi.-Sigara içen: kardeşim dışarıdayım.-Güvenlikçi: amca 15 metreden az hastaneye yaklaşmıyacaksın,oda yasak.-Amca: kim yasakladı? bunu,-Güvenlikçi: elimde yasak talimatı var dedi.-Sigara içen: ee güzelde o talimatı getir bakalım Müdürmü yazdı,meclistenmi çoıktı? bakalım.ondan sonrada bir metre getir,benim ile hasatane arasını ölçelim.15 metreden az ise sigarayı atarım.-Güvenlikçi: git amca git dedi.-Adam:Nereye gideyim dokturlar odasınamı?.Oradada sigara içiliyor.doktura yasak yokmu?.Bir söz vardır;''dokturun dediğini yap,gittiği yoldan gitme'' diye.Amca hastaneden çıktı arabaya bindi evine gidecek.Şöfür sigara içiyor.Bu şöfür niye sigara içiyor diye söylendi,Başta şöfür ve bazı kişiler .Şöfür içebilir dediler.-Amca dediki: iyi güzelde şöfürün dumanı kanser yapmıyorda.Benim dumanımmı sizi zehirliyor.Halbuki ben sigaradan kanser olup öleni görmedim.demekki çok az,ama hiç sigara içmeyip kanser olanıda biliyrum.-Vatandaştan biri dediki ya amca neden sigara yasağına kızıyorsun?.-Amca;Hükümet vatandaşın sıhhatini düşünerekten sigarayı yasaklamadı.Bütçeye para lazımmış,bunun için yasakladı.Sigara içene ve içirene ceza kesilecek.Sigaraya on katı zam yapılacak,Bütçeye para aktarılacak.Tıpkı bir zamanlar Tırafik polislerinin Bütçeye para kazandırdıkları gibi.Yoksa sigara içme taraftarı değilim.Monoksit Gaz: Arabalar arkadan monuksit gaz çıkartır,kanserojen üretirler,Halk bunu ciğerlerine kadar &c... Devamı

Seyyid Kutub,Kimdir?

2009-07-18 21:15:00

Seyyid Kutub,Kimdir?Seyyid KutubProfesör Seyyid Kutub (d. 1906, Mısır – ö. 29 Ağustos 1966). Mısırlı yazar, müfessir ve düşünce adamıdır.Hayatı:1906 yılında Mısır'ın Asyut kasabasısında, dindar bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Orta ve lise tahsilini el-Ezher de bitirdi. Kahire Üniversitesi'ninDarul Ulum fakültesine girdi. 1933 yılında mezun oldugu fakülteye aynı yıl öğretim görevlisi olarak tayin oldu. 1939 ve sonrasında İslami düşünceye yöneldi. 1946'da yayımladığı Konum Dersleri isimli makalesini yayımladı. Çoğuna göre bu makalesi onun İslami düşünceye girişini temsil eder. Makalesinde toplumun ıslahının ve Müslümanların bu yönde çalışmasınınKur'an'ın emri olduğunu savunuyor, Mısır'ın o dönemki toplumsal yapısını ve geçirmekte olduğu dejenerasyonu eleştiriyordu.1949 yılında ABD'ye gitmiştir. Bu dönem boyunca Amerikan yaşam tarzını ve toplumunu, tanık olduğu ırkçılığı eleştirmiş ve Amerikan medeniyetini primitifolarak görmüş ve reddetmiştir. Ayrıca, 1949 yılında, o yurtdışındayken, İslam'da Sosyal Adalet isimli eseri yayımlanmıştır. Bu eserinde gerçek sosyal adaletin İslam'da olduğunu öne sürmüştür. Ayrıca yine ABD'deki yıllarında, daha önce kaleme almış olduğu edebi makale ve eserleri eleştiriyor, o dönemlerde sahip olduğu daha seküler olarak tanımlanabilecek edebiyat anlayışından ziyadeedebiyatın da kaynak olarak en başta İslam'ı alması gerektiğini savunuyordu.Kitaplarında, genellikle geleneksel İslam'a karşı, sahih bir çizgiyi savundu. Tasavvufta var olan hurafeleri eleştirdi.Kutub, 1954-1964 arasındaon yıl hapishanede kalmış,29 Ağustos 1966'da idam edilmiştir.Mısır'a dönd&uum... Devamı

Küfrü Meşrulaştırmak

2009-05-24 08:36:00

Küfrü MeşrulaştırmakBatılı iptal mücadelesi ve kafiri “meşru”laştıranlar:Bugün parti faaliyetleriyle ortaya serilen görüntü ve özellikle de yaptıkları çağrılar, islami partiyiz diyenlerin onları savunanların söylemleri maalesef Rasulün gösterdiği hareket metodundan oldukça uzaktır.Kur’anı Kerimde “Andolsun biz her kavme Allaha ibadet edin ve tağuta kulluktan kaçının diye tebliğ etmesi için bir peygamber göndermişizdir.” Buyrulur. Evet, Rasulullah’ın ve o şanlı kadronun evvel veya sonra gelenleri hep bu noktayı vurgulamışlardır. “Allaha itaat, tağuta isyan” Oysa günümüz partileri bunun tersine tağutun idaresi altındaki beldelerde onların şeriatlerine ilke ve inkılablarına uyarak bu doğrultuda mücadele vereceklerini beyan ederek, partilerini açıyor ve insanları kendilerine çağırıyorlar. Dikkat buyrunuz kendilerine …Hiç kimse iddia edemez ki bu partiler Allah ve Rasulüne, ve onlara itaate çağırıyor diye ve dahi nefsaniyetin ağır bastığı bu arena da partiler kıyasıya çoğalıyor niçin?. Elbetteki çağıranların artmasından… Benim fikrim, benim partim, benim yolum, benim adayım, benim ideolojim vs…vs… Aslında bunların temelinde yatan temel saiktir o da bendir, enaniyetdir.Sırf iktidar olmak için, insanlara islamdan dem vurarak, tağuti güçlere köleliğe ve dahi kendi nefsaniyetlerine çağıranlara değil, elbette samimi ve art niyetsiz olarak Allah ve Rasulüne çağıranlara koşacağız…Allah Buyuruyor,Deki:”Ben sizden bir ecir (çıkar, menfaat yada karşılık) beklemiyorum.Benim ecrim Alemlerin rabbinin indindedir.”  Ayetiyle de şekli çizilen davet ve mucahede yolunda, katiyyen bir çıkar ve manfaat ilişkisi olmamalıdır. Kendi “ene” leriyle güya ... Devamı

MEDYANIN PİSLİKLERİ

2009-05-02 11:05:00

Haberler:Her devirde habercilik mutlaka vardır.Habercilik Adem Peygamberden itibaren başlamıştır.İlk medyacı Allahdır.Adem peygamber ve kainattan haber vermektedir.Her kavme ayrı ayrı haberler göndermiştir ki,insanlar okuyup yararlansınlar diye.Habercilik:İnsanlar çoğalınca,insanoğlu kendisini dev nefsani aynasında görerek,Bende haber verebilirim diye,Allahla yarışa girmiştir.Allah'ın haberlerine muhalefet ederek şeytanî ve Nefsanî haberleri vermeye devam ede gelmiştir.Şeytanî Medya:Günümüzde teknoloji'nin verdiği kolay iletişim sayesinde bunu daha aktif hale getirmiştir.Gazete,Radyo,Televizyon derken İnternet çıktı ortaya.Allahın emir ve yasaklarından haber vermeleri gerekirken.Tam tersine Havadn,sudan haberlerle vakit öldürmektedirler.Savaş:Allaha karşı açmış oldukları savaşta,Galip olacaklarını sanarak,Kadınıda silah olarak kullanaraktan,Pislik akıtmakta,fitne,fesatlık yapmakta,Nefis ve şeytanın uşaklığını yapmaktadırlar.İki Yüzlülük:Nefis ve Şaytanın askerliğini, yaparken kendilerini masum göstermeye çalışırlar.Allaha nisbet olsun diye de,Beşer tarafından üretilen,Tağutî yasaların arkasına sığınırlar.Bir zamanlar,Firavnun,Nemrudun,yapamadıklarını yapmaya çalışırlar.Müslüman Medya:Tabiiki Allah'dan haber veren Medyada  vardır ama nefis ve şeytanın müdahalesiyle,yetersiz kalırlar.Rant kazanmak için para,şan ve şöhret uğruna İslamdan taviz vererek uyduruk fetvaların arkasına sığınırlar.Allahın Kur'an gibi anayasasını tekmeledikleri halde,kendilerini müslüman zannederler.Halbuki aranan firaridirler.Mahkeme:Bazı suçlu canavarlar bu dünyada cezalarını çekmeden,Muhakeme-i Kübraya sevk edilirler.Cezaları büyük olduğu için ağır mahkemede yargılanarak hapse atılırlar.Allah,Yardımcıları olsun.Şeytan:Bu dünyada avukatlık görevini üslenen şaytan,Ahiret... Devamı

İslâm Düşmanlığı ve İnsanlık Ayıbı

2009-04-24 09:55:00

İslâm Düşmanlığı ve İnsanlık Ayıbı        İnsan müsveddesi kişilerin emir ve talimatlarıyla ilkellik yaşanmakta,namussuzluk icra edilmekte,hak ve hürriyetler kızlarımızın ellerinden alınmakta.Medeni diye görünen bu vahşi yobazlar,karanlığa gömülmelidir.        Açık saçık gezen,hayvanların dahi haya ettiği insan müsveddelerine ben,tahammül gösterdiğim halde,kızımın inancının gereği örtüsüne el uzatan hainlere hala kardeşmi diyecağım?.        Bizi yöneten hainlere hala OY vererek zulümlerine ortakmı olacağım?.        Bu hainler halk yönetimi adı altında halka zulüm yapan,çıplaklığı silah olarak kullanan batının pisliklerini taşıyan hainlere hala kardeşmi diyecağım?.        Bu zevatı sevmediğim gibi nefret ediyorum. Kim yahudi ve Hıristiyanları medeni ve insan olarak görebilir?. Hangi hain bunlara kardeş olabilir?. Kim?,Avrupanın pisliklerini medeni diye algılıyabilir?.        Ancak aklını peynir-ekmem gibi yiyen deli manyaklar Avrupaya özenebilir. Medeniyet ve insanlık ancak islam ile olur. Allah'a,Kurana,İsyan eden Müslüman sayılamaz,İnsan Olamaz. http://sites.google.com/site/hanifcilikdindegildir/islam-duesmanl... Devamı

İSLAMDA LAİKLİK YOKTUR

2009-04-15 21:51:00

İslâm’da Laiklik Yoktur.إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ Allah katında tek Din İslâmdır. Laiklik; geniş ve basit tanımı ile, dinin siyasal hayatın dışına itilmesi, din adamları sınıfının devletin siyasal hayatında din adına etkin olmalarının engellenmesi diye ifade edilir. Buna cevap olarak deriz ki: Laiklik Fransa’da kilisenin ve papazların siyasete karışmasından sonra Rönesanss ile kiliseyi ve din adamlarını devlet yönetiminden uzaklaştırmak için çıkarılmış bir sistemdir. Fakat İslam’da batıda bilinen şekliyle bir “ din adamları “ sınıfının varlığı söz konusu değildir. Dolayısı ile böyle bir sınıfın din adına siyasal etkinliklerde bulunması söz konusu değildir. Dolayısıyla böyle bir sınıfın din adına siyasal etkinliklerde bulunmalarından ve devletin siyasetinden aktif bir rol oynamalarından söz edilemez.Çünkü böyle bir sınıf yok ki, bu sınıfın icra edeceği fonksiyon kabul veya redde konu olsun. Bugün içinde yaşadığımız dünyada, İslam adına meydanlara, gazetelere, ekranlara, kürsülere çıkan pek çok alim ,önder, siyasi, akademisyen, maalesef İslam dışı olduğu bizzat kendi taraflarınca bu kadar net bir biçimde ortaya konan Laikliği ve Demokrasiyi sahipleniyorlar, bunları benimsediklerini söyleyebiliyorlar. Üstelik bazıları daha da ileri giderek bu cahiliyye hükümlerinin Allah’ın dinine de iftira ederek, İslami olduklarını, İslam’la bağdaştıklarını iddia edebiliyorlar . أَفَحُكْمَ الْجَاهِلِيَّةِ ي¡... Devamı